MARILYN MANSON FAN CLUB

MARILYN MANSON haberler,resimler,bıyografiler,metal dünyası,gothic,black...
 
AnasayfaTakvimPortalliSSSÜye ListesiKullanıcı GruplarıAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 NotWithStanding Röportajı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SYSTEM
Kurucu Admin
Kurucu Admin


Erkek
Mesaj Sayısı : 248
Yaş : 26
Location : Antalia
Job/hobbies : KARIkatür:))
Humor : DeLi...
Kayıt tarihi : 30/09/07

MesajKonu: NotWithStanding Röportajı   Çarş. Ekim 17, 2007 9:41 pm





Parçalarınızda genel olarak yansıttığınız tema nedir?

Onur:
Söz açısından kendi düşüncelerimizle, çevremizde gördüğümüz bazı insanların psikolojik ikilemleri hakkında sözler yazıyoruz.
Hayatta her insanın karşılaşabileceği kararlar olur, bu kararları alırken karşılaştıkları çelişkiler, öncelikleri veya istemeden almak zorunda kaldıkları kararlar.
Bu kararları alırken çevresindeki kişilerin veya yaşadıkları ortamın onları nasıl etkileyebileceği., sözlerimiz genelde bunlar üzerine.
Yani daha çok kişisel, insanların psikolojik yaşantılarıyla alakalı, fikirleri.

Fatih:
insanlar birazda fark etmedikleri şeyleri fark etsinler diye sözler yazıyoruz. bizim bakış açımız bunları aratmaya çalışıyor.

Onur:
Bazı şeylere karar alınırken neden böyle karar alındığı, herşeye mantıklımı yaklaşılmalı yada her şeye duygusal mı yaklaşılmalı
veya ne kadar bilinçli alıyoruz kararlarımızı, hayatımıza ne kadar hakimiz, ne kadar kontrol edebiliyoruz hayatımızı. Bunun üzerine sözlerimiz.
İnsanız beynimiz var duygularımız var. Yaşarken bunlar bizi nasıl sonuçlara ulaştırıyor. Tabi kesin bir çözüm sunmuyoruz. biz olayı anlatıyoruz, kendi fikirlerimizi söylüyoruz.
ama bu böyledir veya bu olay karşısında böyle davranmalısın tarzında değil. Biz sadece durum anlatıyoruz. Kendimiz nelerle karşılaşıyorsak onlar hakkında mesajlar vermeye çalışıyoruz.



2. albüm için gelen olumlu ve olumsuz yorumlar nelerdi. Bu yorumlar 2. albüme nasıl yansıdı?

Fatih:
Öncelikle kapak tasarımı çok kötüydü biz bunu kabul ediyoruz. ilk albümde gelen iyi veya kötü eleştirilerin hiç birini kabul etmiyoruz gibi bir durum söz konusu değil.
Kapak tasarımı çok kötüydü tamam biliyoruz ama bizim orda anlatmaya çalıştığımız şey farklı bir şeydi ama tam yansıtamadık artı kayıt çok kötüydü. kaydımızın çok daha iyi olabileceğini biliyorduk
o doğrultuda çok çalıştık ilk albümde ama yapamadık. başka beklentiler beklerken bir anda böyle çok tuhaf şeyler karşısında kaldık, sonuçta Türkiye’de bu işi yapıyorsanız belli noktalara gebesiniz. Bizde plak şirketimize karşı bazı sorumluluklar duyuyorduk ozaman. Ve normal olduğu gibi çıkmak zorunda kaldık çok müdahalemiz olmadı ki biz ilk albümün kayıtlarını da iki kez yaptık. Tabi bunlar 2. albüme çok şey yansıttı güzel olarak.

Onur:
Hani ilk albümü bir gazı vardır ya, birde o zamanlar daha gençtik 97 de ben şarkı yapmaya başlamıştım. İşte onun bir gazıyla ilk albümü çıkartalım havasıyla acele ettik. Ama tabiki 2. albümü yaparken her şartta daha sabırlı davrandık. İyi olana kadar bekledik.

Fatih:
Birde şöyle bir durum söz konusu 2. albüm 2005 Mart’ında çıktı ve kapak tasarımıyla ilgili ilk albümde gelen olumsuz tepkilerin zıttına çok olumlu tepkiler alıyoruz ki bizimde çok içimize sindi ve daha şu güne kadar kapak tasarımınız kötü diyen bir insan duymadık. Ve bu kapak tasarımında bile okadar yavaş davranıyorduk ki bütün albüm bitti kayıt bitti her şey bitti 6 ay sırf kapak dizaynının bitmesini bekledik ki 6 ay çok ciddi bir rakam aslında albüm çıkarmak için. Tabi bu süreci beklediğimize deydi.

Onur:
İleride bize niçin 6 ay beklediniz diye sormayacaklar aksine iyi bir kapak yaptınız diye hatırlayacaklar ve buna deyecek gibi geliyor bize.


2. albümünüzün stüdyo sorunları nedeniyle evde kayıtları hazırlandı. Peki bu süreç nasıl geçti?

Onur:
İlk albümde zaten Türkiye’deki stüdyo ortamlarını öğrenmiştik. Epey kayıt yaptık çünkü bir şarkıyı 5-6 defa kaydettiğimizi hatırlıyorum. Ve elimizde bir şey yok, sonuçta kayıt işerini hep stüdyo sahiplerine bırakıyoruz. Kim oldukları önemli değil onlarda ellerinden geleni yapıyorlar ama sonuçta aynı frekansta olmadığımızdan dolayı belki de mesela bir başka bir şey söylüyoruz onlar farklı bir şey algılıyor birazda kendi zevklerine göre bir şey algılıyorlar ve sonuçta bu işin matematiğini kimse bilmiyor yani biz bir şey dediğimizde metematiksel açıdan açıklayamıyoruz o yüzden insanlar kulaklarına göre kararlar veriyorlar. Durum böyle olunca bizde kendi zevkimize göre yapalım dedik ve kayıtları evde yapma kararı aldık.

Fatih:
2. albümün başlangıcında da biz direkt olarak öğrenmiş değildik hani bu işin studyoda yapılamıyacağını bizim açımızdan. Sonuçta zaten çok iyi stüdyolar var gider yaparsın. Biz Antalya’ya gittik ve biz Antalya’da 19 tane parça kaydettik 2. albümün başlangıcında. Bu 19 parçanın kaydını yaptık geldik, ama baktığımızda istediğimiz sonucu yine alamadık, hepsi birbirinden farklı tuhaf tuhaf sonuçlar çıktı. Ve biz toplandık evde ve vokal kayıtları haricindeki tüm kayıtları evde yaptık. Vokal kayıtlarınıda Karşıyaka’daki stüdyoda aldık. Bu şekilde oldu tamamen.

Onur:
Kendi zevkimize göre her şeyi şekillendirdik.

Grubu yakın zamanda konser organizasyonlarında görebilecek miyiz? Konser teklifleri alıyor musunuz?

Fatih:
Evet konser teklifleri alıyoruz. Ama İzmir’de bizi eksik görüyorlar ne biliyim bu çocukların vokali yok yada davulcuları yok, bunlar konsere çıkamıyor filan gibi görüyorlar. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. Bizim şuan konsere çıkacak bütün bir kadromuz hazır. Sadece şuan Murat işi gereği İrlanda’da ama onun yerine vokali yapan bir tane vokalistimiz var, bir tanede davulcumuz var. Hiçbir eksiğimiz yok + hazırız ama şu anda bizim kafamızda başka problemler olduğundan dolayı belirtmek istemedik. Geçtiğimiz 1-2 ay için konuşuyoruz tabiki. Ama bundan sonraki konser organizasyonlarında bulunmak istiyoruz sonuçta albüm çıkardıktan sonra çokta böyle görülmedik. En son Rock İstanbul’da çıktık. Bundan sonrada konserlerde bulunmak istiyoruz. Büyük ihtimalle Nisan sonu – Mayıs ortası gibi izleyebilecek bizi dinleyicilerimiz.
Birde 3. albüm için neler yapabiliriz diye düşünmeye başladık fikirlerini oluşturmaya ve bir şeyler yapmaya çalışıyoruz bu yüzden pek acele etmiyoruz konser organizasyonları için.

2007’de Grup 10. yılına 3. bir albüm ile girmek istiyoruz yanılmıyorsam. Peki 3. albümün temelleri atılmaya başlandı mı?

Onur:
Evet 10. yılımıza 3. albümler girmek istiyoruz. Ve çalışmalara başladık sonuçta evde kendimiz bir şeyler yapıyoruz 3. albüm adına ve ciddi bir şekilde kafa yormaya başladık, artık bir araya gelip onları bir bütün haline getireceğiz. Planlı ve istediğimiz gibi herşey biterse pek uzun bir zaman alacağını zannetmiyoruz şarkıları oluşturmanın. Artık oluşturduktan sonrada albümü hazır hale getirene kadarda üzerinde uğraşırız.

Fatih:
Şöyle bir durum olacak yine 3. albümde. Öyle bir kayıt yapacağız ki 2. albümde zaten Türkiye’de tabuların, insanlar görmek istemese de, inanmak istemese de yıkıldığını tanık olacaklar ve oldukçada sert bir albüm olacak.

Onur:
2. Albümde birde insanlar güzel oldu demeye çekindiler. İnanamadılar mı artık yada söylemeye mi çekindiler bilmiyoruz. Söyleyen çok kişi vardı ama azının ucuna gelipte söylemeyenler de oldu yani

Türkiye’de özellikle undergraund çevrede Hardcore-Metalcore müziğine önyargılı ve soğuk bakılıyor. Türkiye’deki adını duyurmuş en başarılı Hardcore-Metalcore gruplarından biri olarak bu konu hakkındaki yorumunuz nedir?

Onur:
Hardcore müzik yok, black metal yok, falanca müzik yok gibi şeyler basit geliyor.
Heavy Metal’de ilk çıktığında bu ne biçim müzikti, gelip geçilebilir diye bakılabilirdi. Sonuçta her yeni çıkan bir şeye böyle önyargı ile yaklaşılacaksa hiçbir şey gelişmesin. Ozaman Black Sabbath’ta hiç çıkmasaydı Heavy Metal’in temelinden konuşuyorsak eğer.
İlk çıktığında insanlar ne biçim müzik bu, moda oldu derken, 2-3 sene sonra biter diye yaşatacaksak hiçbir müzik ilerleyemez zaten. Bu işe ciddi olarak yaklaşmak önemli.

Fatih:
Ve Hardcore-Metalcore tarzı müziklerin şuan dünyadaki ağırlığını kabul etmek lazım. Avrupa’da ve Amerika’da dinlenen en saf agresif tür bu yani sonuçta.

Onur:
Biz şovalyeleri anlatmıyoruz artık ve hala beğenmediğim konulara sinirleniyoruz. Heavy Metal müzik artık biraz orta çağa kaçtı, ortaçağdaki yaşamadığımız bilmediğimiz olayların üstüne söz yazmak, şovalyeler, yer değirmenleri, bunlar Heavy Metal’mi yani ben masal anlatılmasını istemiyorum artık metal müziğe ulaşan insanlara. Tabiki bunları sevende olur ama ben kendi adıma konuşuyorum.

Fatih:
Heavy Metal çok severek dinlediğim, Power Metal çok severek dinlediğim müzik türleri. Ama ben bunları severek dinliyorsam Türkiye’de ve dünyada en sert müziğin kabul edilememesi gibi bir şeyi anlayamıyorum.

Onur:
Şu anki çoğu grup yani bizim Hardcore-Metalcore dediğimiz gruplar sosyal açıdan bazı şeyleri deyinen veya hayata dair bir şey söyleyen. Hayata dair hoşuna gitmeyen bir şeye sitem eden veya herhangi bir şey olur bunları anlatıyor. Tüm bunları yıllarca Heavy Metal geçmişte anlatmıştır zaten ama bugün Heavy Metal deyince akla gelen bazı gruplar artık bunları anlatmıyor. Heavy Metal değişti diyebilirsiniz ama Hardcore’a ve Metalcore’a yeni Heavy Metal değildir diyenler şuan geçmişteki sözleri devam ettiren tek tarz olduğunu bilmeliler.

Peki grubunuza karşı böyle önyargılar oluyor mu?

Fatih:
İlk kurulduğumuzda çok vardı tabi ama açıkçası bu birazda insanların cahilliğinden kaynaklanıyordu. Daha sonra insanlar gerçekten müzik dinlemeye başladılar. Beklide bizde bu noktada piyasayı çok etkiledik, insanların yeni şeyler dinlemesini, keşfetmesini sağladık kesinlikle teşvik ettik.

Onur:
Birde biz ilk çıktımızda Hardcore yapıyorlar Metalcore yapıyorlar filan diye konuşuluyordu, sanki gökten inmişiz de hiçbirşey dinlemeden sadece Metalcore yapıyormuşuz gibi. Biz sanki Iron Maiden dinlememişiz, Megadeth dinlememişiz ortaya birden çıkmışız da farklı bir müzik yapıyoruz gibi yaklaşıyorlardı. Sonuçta bizde bunları dinleyerek müzik yapıyoruz.
Yani onlar ne dinliyorsa bizde onları dinliyoruz. Fatih mesela Death Metal’i çok sever. Yani bizim burada anlatmaya çalıştığımız bu müziği yapan insanların onlardan farklı bir şeyler dinlemediğini bilsinler yeter. Sonuçta para kazanılacak bir müzik değil. Hani piyasa müzik filan diyorlar, nasıl piyasa? Paramı kazanıyoruz zannediyorlar. Biz sevdiğimiz için müziğimizi yapıyoruz. Para kazanma niyetimiz olsaydı bu müziği yapmazdık merak etmeyin.

Fatih:
Notwithstanding olarak söyleyebileceğimiz bir iddialı konuda, bizim kadar çok az grup, çok az insan müzik dinliyordur. Çok farklı tarzlarda okadar çok fazla grup yeni şeyler dinliyoruz ki sürekli yeni şeyler araştırıyoruz.

Onur:
Dünyadan bir haber olmamalıyız. Sonuçta bir müzik yapıyoruz ve evrensel derler ya hani, yapılmış bir şeyi yaptıktan sonra bir anlamı yok bu işin. Sadece Türkiye’de de değil dünyada bir adım ileri götürmeye çalışmadıktan sonra bu müzik bir yere gitmez zaten. Büyük düşünmeli, dünyada ne yapıldığını bilmeli ve ondan daha iyisini yapmaya çalışmalısın. Sonuçta herkesin yaptığını yapmak önemli bir şey değil diye düşünüyorum.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://scream.niceboard.net
SYSTEM
Kurucu Admin
Kurucu Admin


Erkek
Mesaj Sayısı : 248
Yaş : 26
Location : Antalia
Job/hobbies : KARIkatür:))
Humor : DeLi...
Kayıt tarihi : 30/09/07

MesajKonu: Geri: NotWithStanding Röportajı   Çarş. Ekim 17, 2007 9:41 pm

Albümünüz bazı çevrelerce yasal olmayan yollarla dağıtılıyor. Ben bunun örneklerine rastladım. Bu konuda sizin düşünceleriniz nelerdir?

Onur:
Sonuçta yasal olmayan şey iyi değildir. Ama birde gerçek var. Yani artık kimse albüm almıyorsa bunun bir sebebi vardır. Tamam korsan albüm olayı farklı bir şey ama mp3 haline getirilip internette dolaşması artık eskisi kadar bana mantıksız gelmiyor. Beklide biz bu işten para kazanmadığımız için bize dokunmadığı için bu şekilde düşünüyorum ben. Sonuçta biz müziğimizi paylaşmak amaçlı yapıyoruz. Para kazanmak için yapsaydık bu müziği yapmazdık veya Türkiye’de bu müziği yapmazdık en azından. Biz insanlara zorla para verin alın diyemeyiz zaten şartlar öyle değil.

Fatih:
İnternet üzerinden sitenize biri başvuruda bulunmuş Almanya’dan albümü nerden bulabilirim tadında bir şeyler olmuştu. Yani şimdi Almanya’da bizim albümümüzü bu insan nasıl bulacak vardır mutlaka giden bir yer Atlantis Müzik Almanya’da çeşitli bazı firmalara mutlaka dağıtmıştır da biz bunları nasıl takip edip bunları nasıl bildirelim.

Onur:
Kişiye deyip şu kadar para yolla da albüm yollayalım demek hoş olmaz yani.

Fatih:
Bu bizim görevimiz değil zaten bu müzik şirketimizin görevi. Onur’un söylediklerindeki gibi biraz daha paylaşıma açık olmalı yani bizim açımızdan.

Onur:
Türkiye’de Metal müzikle ilgilenen kimse para kazanmak için bu yola çıkmamalı. Şu an en azından çıkmamalı. Tabi yavaş yavaş metal, rap, rock müzikleri para kazandırmaya başladı.
Ama bizim gibi İngilizce sözlü oldukça sert bir müzik yapıyorsan para kazanma niyetiyle bu işe giremezsin. Bizim için yaptığımız müzik insanlara ulaşsın, beraber konserlerde eğlenelim, seyirci konserlerimize gelsin, beraber enerjimizi birbirimize geçirelim yeterli bizim için. Açıkçası bundan zevk alıyoruz. Biz müziğimizi kendimize yapmıyoruz insanlar dinlesin diye yapıyoruz sonuçta.

Son zamanlarda Türkiye’de Metal müzik piyasasında bir hareketlenme meydana geldi ve 2005 yılı bu açıdan gayet verimli geçti. Türkiye’de bu kültürün ilerisi için sizlerin görüşleri nelerdir?

Onur:
Şimdi benim görüşüm ikiye ayrılıyor açıkçası birincisi Türkçe sözlü Türk Metal piyasası birde İngilizce sözlü Türk Metal piyasası. İngilizce sözlü Türk Metal piyasası bence aynen devam eder. Arada sırada hareketlenir arada sırada da sakinleşir gibi geliyor bana. Türkçe sözlü yapanlar bence daha çok ilerleyecek gibi geliyor. Burada genel olarak söylüyorum Heavy Metal’den tut Hardcore, Rapcore’a kadar her şey olabilir yani. İngilizce sözlü yapanlar çok aşırı değişmeyecek gibi geliyor eğer dinleyiciler atılım yapmazlarsa yani sahip çıkma adına. Dinleyicilerin aynı şekilde devam etmemeleri lazım, çünkü bu müziği yapanlar sürekli kendilerini geliştiriyorlar. Crossfire mesela ben dinledim 5-6 yıl öncesindeki kayıt katisiyle şu anki kayıt kalitesi tartışılmaz zaten. Gruplar üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyor ama sonucunu alabilecek miyiz emin değilim açıkçası.

Fatih:
Türk dinleyicilerin biraz önyargılarını aşmaları gerekiyor. “ Bu grup Türk yaa boşver” olayını kırmaları gerekiyor. Çünkü dinlediğimiz birçok yabancı grup gibi Türkiye’de de iyi müzik yapan gruplar var. Hatta Avrupa’daki birçok ünlü gruptan çok daha iyi müzik yapan gruplarda var. Mesela In Spite bizce Avrupa’daki birçok Death Metal grubundan birkaç gömlek üstün bir grup ve buna daha da örnekler verilebilir.

Onur:
Şanssızlıkları Türkiye’de olmaları

Fatih:
Evet şansızlıkları Türkiye’de olmaları, bizimde aynı şekilde olduğunu düşünüyoruz. Bizde Türkiye’de olduğumuz için böyle gidiyor. Tabi insanların bakış açısına göre de değişiyor. Türkiye’de insanların bakış açısı biraz ilginç. Grubun tarzı ne olursa olsun müziğin türü ne olursa olsun Türkçe söz olduğu zaman her zaman daha çok beğeniliyor. Ama Türkçe söz olmadığı zaman, yabancı sözler olduğu zaman “Türk grubu ya” diye geçiştiriliyor. Bu olayda bir anlamsızlık var. Pentagram mesela Türkçe albüm yaptığında Türkiye’de de çok tutuldu çok beğenildi ama İngilizce sözlü albümlerinde aynı tepkiyi görmedi biryerde, Yani bir Crossfire olsun bir Soul Sacrifice olsun çok kaliteli gruplar ama bunlar tamamen Türkçe sözlü albüm yapsalar daha mı çok sevilecekler yani Türkiye’de artık bazı şeylerin farkına varılmalı. Sen yabancı sözlü şarkıları yurtdışındaki gruplardan severek dinleyebiliyorsan bunu Türkiye’de de dinleyebilirsin sonuçta insanlar burada da uğraşıyor ve bir şeyler yapıyor.

Onur:
İsveç’ten veya Norveç’ten bir grup İngilizce sözlü müzik yapan grupları normal karşılanıyorsa bizde de normal karşılanması lazım. Bizimle onlar arasında hiçbir fark yok aslında. Onlar İsveç’li biz Türk’üz ve İngilizce sözler ki ikimizin de ana dili değil sonuçta ama bu evrensel bir dil artık ve bence bu müziğe en çok yakışan dil diye düşünüyorum. Ve bunu İsveç’li bir grup yaptığında konserlerine 50’şer Ytl verip herkes gidiyor ama bir Türk grubu yaptığında aynı yaklaşım olmuyor. Beğenmiyorsan o ayrı bir meseledir ama tek fark Türk olmamızsa bu çok kötü bir şey. Yaklaşım önyargılı olmamalı

Fatih:
Şöyle bir durum var şimdi gidip yabancı bir grubun albümünü alıyorsun, bunu aldığın için bir sorumluluk hissediyorsun ve oturup dinliyorsun üç kere dört kere veya beş kere sonuçta bir şekilde şans veriyorsun. Zaten bu şansı yerli gruplara vermiş olsalar o grupları da çok severek dinleyecekler. Eminim bizim albümümüzü 2-3 kez dinlemiş olan insanlar bizim şarkılarımızı çok beğenerek söylüyorlar. Demek ellerinde olsa o albümleri hiç sıkılmadan devamlı dinleyecekler ama böyle bir şans vermiyorlar Türk dinleyiciler çokta önyargılılar ayrıca. Ben böyle düşünen insanlar için, çıksınlar bugün dünyanın en iyi kaydını yapsınlar, Türkiye’de milyonları arkasından sürüklesinler böyle düşünen insanlar. Biz ozaman onları taktir edelim yani sonuçta bizim çektiğimiz zorlukları, diğer grupların çektikleri zorlukları görmezden geliyorlar.

Onur:
Onlara konserlerde bir şişe şarap için bir şişe bira için, arkadan fon müziği gelsin mantığıyla yaklaşırlarsa bu iş olmaz zaten. Müziği yapanlar bunu yapmak için çaba sarf ediyor ama dinleyicilerimiz dinlemek için çaba sarf etmiyor. Biz sonuçta boş bir şey yapmıyoruz, biranın yanına fon müziği yapmıyoruz, ciddi bir şeyler yapıyoruz, söz yazmak için uğraşıyoruz, çabalıyoruz ve emeğimizi katarak onlara bir şey anlatmaya çalışıyoruz.


Vokal Murat İrlanda’da, grup elemanları olarak farklı işlerde çalışıyorsunuz, peki bunlar gruba ve müziğinize nasıl yansıyor?

Onur:
İyi yansıyor J Müziğe yatırım yapıyoruz sonuçta Fatih gitarlarını değiştiriyor, pedalını alıyor, anfi alıyor, ben yine aynı şekilde, daha sonra davulcumuza davul alacağız. Sonuçta biz maaş alıyorsak ve hobi olarak başka şeyler yapacağımıza biz müzik üzerine yatkınsak, daha önce alamadığımız şeyleri şimdi daha rahat alabiliyoruz.

Notwithstanding olarak hedefiniz nedir?

Fatih:
Notwithstanding’in hiçbir zaman sabit hedefleri yoktur. Kendi hedefleri vardır. 3. albümümüzü 2007’de çıkarmak istiyoruz. Ama biz büyük olacağız, ulaşılmaz olacağız gibi hedeflerimiz yok hiçbir zaman Sonuçta hepimiz iş güç sahibi insanlarız zaten birazda hobi olarak yaptığımız için bu işi ona göre belli bir takım doğrultuda ilerleyeceğiz.

Onur:
Yapacaklarımızın en iyisini yapmaya çalışacağız o kesin. Tabi uzun vadeli düşünmüyoruz ama kısa vadede yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışacağız. Kısa vadeli düşünmemizin sebebi yapabileceğimiz şeyi yapmak, şu kadar zaman sonra biz şu kadar satacağız tarzı bir hedef koymak hayal olur zaten. Biz 10. yılımızda 3. albümümüzde 10. yılımıza yakışır şekilde yapabileceğimiz en iyi kayıtla beraber 3. albümümüzü çıkarmak bizim hedefimiz.

Röportajların artık klasikleşmiş sorusu, müziğinizde örnek aldığınız gruplar hangileri?

Onur:
Biz ilk bu müziğe başladığımızda Megadeth fanlarıydık biz ve Megadeth parçaları çalıyorduk sürekli. Bu açıdan Megadeth çok etkili olmuştur bu müziğe başlamamızda ve ilerletmemizde. Ben daha sonra Pantera dinlemeye zaten Metalcore Hardcore etkileşimi Pantera ile başlamıştır yani. Daha sonra Fear Factory, Machine Head ve son dönemlerde sert vokalli sert soundlu ama Metalcore yapan grupları çok seviyorum ve dinliyorum. Ve Mudvayne


Evet Mudvayne ilginç bir grup hepimiz çok severek dinliyoruz. Ayrıca Fear Factory benimde çok beğendiğim bir grup gerçi son albümlerini pek tutmadık. Trivium, Devil Driver + Slipknot son albümüyle efsane yazdı ki zaten baştan beri severek dinlediğim bir gruptur. Onun haricinde Chimaira var. Biz çok algılayamıyoruz ama bu grupların bazı yönlerini bir şekilde yansıtıyoruzdur mutlaka müziğimize. Gerçekten son dönemde dinlediğimiz grupları bir şekilde 3. albüme yansıtacak olursak 3. albüm çok sert olacak diyebiliriz.

Türkiye’de başarılı bulduğunuz, beğendiğiniz gruplar kimler?

Fatih & Onur:
In Spite’i çok beğeniyoruz Tansel ile zaten görüşüyoruz çok sevdiğimiz bir grup. Lil’in müziğini beğeniyoruz. Crossfire, Suicide, İzmir’li gruplardan da Dawnfall var. Senin için Radical Noise diyelim J Tabi Türkiye’de beğendiğimiz gruplar var ama bir anda böyle aklımıza gelmiyor.

Röportaj için teşekkür ederim
Notwithstanding: Biz teşekkür ederiz.


Röportaj: Ömer ÇETİN

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://scream.niceboard.net
 
NotWithStanding Röportajı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Hilary Duff Röportajı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MARILYN MANSON FAN CLUB :: MansonFan Müzik Genel :: Röportajlar-
Buraya geçin: