MARILYN MANSON FAN CLUB

MARILYN MANSON haberler,resimler,bıyografiler,metal dünyası,gothic,black...
 
AnasayfaTakvimPortalliSSSÜye ListesiKullanıcı GruplarıAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Amy lee istanbul konseri öncesi blu jean röportajı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
[LP]
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 126
Kayıt tarihi : 01/10/07

MesajKonu: Amy lee istanbul konseri öncesi blu jean röportajı   Paz Ekim 07, 2007 9:02 am

Birkaç saat sonra Türkiye'deki ilk konserinizi veriyor olacaksınız. Heyecanlı mısın?
Çok heyecanlıyım. Yıllardır dünya çapında tura çıkıyoruz, birçok yerde konser verdik; ancak hala gidemediğimiz yerler var. Burada olmak çok heyecan verici, çok güzel.
'Bring Me To Life' yayınlandığı sene Türkiye'de de büyük bir hit olmuştu.
Süper! Hayranlarımızı hayal kırıklığına uğratmamaya çalışıyoruz. İyi konserler sahneye koymaya çalışıyoruz. Önceki performanslara oranla çok daha iyiyiz, kimse merak etmesin.
Peki dışarıda sizi heyecanla bekleyen kalabalığı görme şansın oldu mu?
Evet, çok şeker gözüküyorlardı.
Bu turdan çok kısa bir süre önce John LeCompt ve Rocky Gray ile yollarınızı ayırdınız. Böyle bir dönemde yeni müzisyenlerle çalışmaya adapte olmak senin için zor olmuyor mu?
Aslında bu durum sürpriz olmadı; çünkü bir süredir sorunlarımız vardı. Grubun içindeki dünyayla, dışarıdan gözüken dünya arasında farklılıklar var. Tabii ki bir süre için oldukça mutsuzduk. John ve Rocky diğer projeleriyle ilgileniyorlardı ve provalarda olmak istemediler.
Ayrılığın ardından yaptığın açıklamada da onlar için ayrılık vaktinin geldiğini belirtmiştin zaten.
Evet, zamanı gelmişti artık. Bazen grup içi ilişkiler iyi gider, bazen de kötü. Yapman gereken tek şey ne olursa olsun müziğini ortaya koymak ve onu korumaktır. Onların gitmesine mani olmadım ve bu çok pozitif bir etki yarattı. John ve Rocky'nin ayrılığı öyle bir zamana denk geldi ki aynı hafta içinde bir de evlendim. Çok ilginçti. Onlarla uzun bir telefon konuşması yaptım ve ertesi gün gidip evlendim. Balayına gittim; ama bu süreçte onlar da provalara başlamıştı. Binlerce insanın önüne çıkmadan önce aslına bakarsan bir grup olarak sadece bir bütün gün prova yapma şansım oldu. Bu tam rock'n roll. Biraz da korkutucu.
Söz açılmışken Evanescence'in üye üyeleri Troy McLawhorn ve Will Hunt'ı biraz tanıyabilir miyiz? Onlarla ilgili neler söyleyebilirsin.
Yıllardır birçok grupla beraber çaldılar. Çaldıkları isimler arasında rock starlar da var ve inanılmazlar. Mesela Will bir süre Mötley Crue'da davulların başına geçmişti. Keza Troy da birçok grupta gitar çaldı. Her ikisi de Amerika'da tanınan Dark New Day'de çalıyorlardı. Şimdi de Evanescence'de çalmaya başladılar. Onlarla aynı sahnede olmak gerçekten çok güzel. Önceki konserlerimizle olan farklılıkları göreceksiniz.
Evanescence tarihine baktığımızda sürekli bir eleman değişikliği olduğunu görüyoruz. Ancak her defasında da bu işin altından hiç yara almadan kalkmasını başarıyorsunuz. Bunun sırrı nedir?
Her zaman Evanescence için ne doğruysa onu yaptım. Asla benim ya da tek bir kişi için doğru olan şeyi yapmaya kalkmadım. Bir bütün olarak grup için ne doğruysa onu yapıyoruz. 14 yaşımdan beri Evanescence için kalbi, ruhumu verdim. Bunu da kimsenin yıkmasına asla izin vermem. Bazen değişimler gerekli olabiliyor; ama bazen de benim isteğim dışında oluyor. Ama sonuç ne olursa olsun en nihayetinde grup için ne gerekliyse onu yapıyorum.
"The Open Door" ile ilgili yaptığın açıklamalarda ve verdiğin röportajlarda sürekli olarak "yaratıcı anlamda bir özgürlük"ten bahsediyorsun. Bunu biraz açabilir misin? Daha önceki çalışmalarda kendini kısıtlanmış mı hissediyorsun?
Evet. Çok ilginçtir ki birçok grup, birbirinden farklı birçok kısıtlamayla yüz yüze geliyor. Plak şirketleri, zaman zaman medya vs… Ama benim çoğu kısıtlamam şarkı yazımındaki partnerim Ben’den geliyordu. Aynı şeyi yapma konusunda giderek sertleşiyordu ve ben de değişim istiyordum. Yaratıcı tarafımı daha çok kullanmak istiyordum; ama Ben aynı yapıya odaklanmamızı istiyordu. Ben de yenilenmek ve kendim olmak istedim. Bu da üzerinde anlaşmaya varamadığımız bir noktaydı. En sonunda gruptan ayrılmayı seçti. Yapmak istediği farklı şeyler vardı.
Ardından da Terry Balsamo gruba dahil oldu. Sana göre Terry'nin Evanescence'e getirisi ne oldu?
Terry inanılmaz açık görüşlü bir insan. Onunla beraber çalışıyorum; çünkü bir sonraki aşamaya geçmek, yeni bir şeyler yaratmak için çaba sarf ediyor ve bunu gerçekten istiyor. Aynı şarkıyı tekrar etmek için geçerli bir neden göremiyorum açıkçası. İnsanlar gelişiyor ve müzikal anlayışları da değişebilir.
Peki hangi albümü yapmak daha zordu?
Kesinlikle "Fallen".
Başarılı olmuş bir albümün ardından ikincisini yapmanın daha zor ve stresli olduğunu söylerler genelde. Sen ise tam tersini söylüyorsun.
Bizim için tam tersiydi. Çoğu grup olayı "ilk albüm kolaydı, ikincisi zordu" diye özetleyip geçiyor, özellikle ilk albümleriyle başarılı olmuşlarsa. Benim için "Fallen" zordu, mücadele etmek gerekiyordu. "The Open Door" için çalışmaya başlarken ise olaylar daha farklıydı. Ben gitmişti. Büyük bir özgürlük alanına sahip olmuştum. Yeni albüm için yeni bir direnç, yeni istekler ve özgürlüğe sahiptim. Stres yoktu, gitmişti. İlk albümde gerçekten çok büyük stres vardı; ama ikincisinde tamamen özgürlük. Bu yüzden de adını "The Open Door" koydum.
Bir sonraki single hangisi olacak?
'Good Enough'ın klibini daha yeni çektik. Klip çekimi Budapeşte’de yapıldı. Bence güzel olacak. Aslında bir şey söylemek istemiyorum; ama beklediğinizin dışında bir şey olacak.
Bu turun ardından Family Value Tour'un Amerika ayağına geçeceksiniz.
Evet, bundan hemen sonra o başlıyor. Ekim ayından beri birçok ülkeye gittik, açıkçası Amerika'ya dönmek güzel olacak. Ne diyebilirim ki? Bu kadar büyük bir organizasyonda yer alacağımız için mutluyuz.
Evanescence'i gelecekte neler bekliyor? Başarmak istediğin daha neler var?
Bilmiyorum. Çılgınlar gibi turluyoruz. Senenin geri kalan kısmında da turluyor olacağız. Açıkçası turdayken yazamıyorum, bütün bunlar bitene kadar da bir şey yazamam. Piyanomu alıp başka bir yere gitmem gerekiyor. Tekrardan şarkı sözü yazarı halime dönmem gerekecek bir süreliğine. Biraz durup normal olmak istiyorum. Evlendim, evliliğimi yaşamak istiyorum. Neler olacağı hakkında en ufak bir fikrim yok; ama bunun aynısı olmayacağını biliyorum.
Kadın rock ikonun kim?
Björk. 12 yaşımdan beri şarkılarını dinliyorum. İfadesi çok güçlü, çok zeki, kimsenin ne dediğini umursamıyor ve kesinlikle olağanüstü biri.
İlerleyen zaman içerisinde solo albüm yayınlama gibi bir durum söz konusu olabilir mi?
Hayır. Yapmak istediğim her şeyi Evanescence'te yapıyorum. O yüzden de bir solo albüm yayınlamanın bir anlamı yok.
Çoğu sahne kostümünü kendin tasarlıyorsun. Günümüzde birçok sanatçı kendi kreasyonlarını, markalarını yaratıyor. Senin böyle bir düşüncen var mı?
Hayır. Ben bir sanatçıyım ve bir şeyler yaratmayı seviyorum. Resim yapmayı, müziği ve kıyafet tasarlamayı seviyorum. Moda da sanatın bir diğer kolu. Ama benim tasarladığım kıyafetler genellikle, şunun üzerine bir şeyler koyalım, şöyle çevirelim ve hadi sahneye çıkalım tarzında. Güzel bir kostüm ortaya koyup, mağazada bu kıyafeti satışa çıkarmış ve çocukların bu kıyafetleri alıp bana benzemelerini düşünemiyorum bile. Çünkü bu, ben değilim. Eğer kıyafetlerle ilgili bir şeyler yapacak olursam sadece bir defile yapabilirim. Ucuz ya da kolaya kaçacak şeyler değil, sadece örnekler verebilirim. Resim parçaları gibi olabilir. Müzikle o kadar çok iç içeyim ki bunun için zaman bulabileceğimi düşünemiyorum bile.


alıntı bluejean
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Amy lee istanbul konseri öncesi blu jean röportajı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Volkan Konak Ayvalık Konseri
» Samantha Fox Haber Arşivi
» İsmail YK 17 Eylül'de Kırklareli (Pınarhisar'da)
» 10 Temmuz İsmail YK Kastamonu Konseri
» Hilary Duff Röportajı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MARILYN MANSON FAN CLUB :: MansonFan Müzik Genel :: Müzik haberleri-
Buraya geçin: